The Guard / İrlandalı Replikleri

08:14 Aydin Gökhan 0 Comments


– Kalabalık sana asla “kurtar bizi” diye bağırmaz ta ki şehre bir eşeğin üzerinde girene kadar. Nietzsche.
+ Bak bu iyiydi. Güzel alıntı.


+ Çocuk var mı?
– İki oğlan. Stoke beş yaşında Huey ise üç aylık. Yanımda resimleri var.
– Görmek istemiyorum.
+ Anlamadım?
– Görmek istemiyorum. Bebekler hep aynıdır. Bir bebeğin diğer bebeklerden farklı olması için cidden çok çirkin bir bebek olması gerekir. Şimdi eğer bana çirkin bir bebek göstermek istemiyorsan, ben de görmek istemiyorum.


Şişko adamın dediği gibi: Çok içmekten değil, içince güvenilmez olduğundan dikkatli olmak zorundasın.


– Bir şeyleri ıskalamışım gibi hissediyorum.
+ Amil nitratı mı ıskaladın?
– Hayır, genel olarak.
+ Hepimiz genel olarak bir şeyleri ıskaladık. Yalnız değilsin.


Pişman olmaktansa emin olmak iyidir değil mi?


– Bu (kare) iyiydi. Kitabının kapağında kullanabilirsin.
+ Ne kitabı?
– Siz Yankiler, her şey, her tecrübeniz hakkında kitap yazarsınız. Sonra film için satarsınız. Standart bir hikaye değil mi? Bolca aksiyon, biraz mizah hele bir çocuk da eklendi mi tamamdır.
+ Ama satman için bir mutlu son lazım.
– Mutlu son mu? Milyonlarca para ve uyuşturucu ticaretini durdurup üç tane kaçakçıyı da harcamadınız mı? Daha nasıl bir mutlu son istiyorsun ki?
+ İyi bir adam kaybettik.

0 yorum: